ARAMA MOTORU
© COPYRIGHT
Bu sitenin tasarım ve içerik hakları Sn. Mustafa AYDIN ve sitedeki TarımNet / Sayfayı Hazırlayanlar bölümünde ismi yazılı olan kişilere aittir. İzinsiz, para karşılığında kullanılamaz, kopyalanamaz ve dağıtılamaz.
DİĞER SİTELER
Volkan Derinbay
Fotokompozisyon
Briç Dersleri
Hititler
Web Dilleri
Buffy
AGV

Domain
 
TarımNet /
               


10. Sera Sulama ve Drenaj Sistemleri

10.1. Sera Sulama Sistemleri
10.1.1. Sulama Suyu Gereksinimi
10.1.2. Suyun Toprağa Verilmesi
10.1.3. Sera Sulama Yöntemleri
10.1.4. Süzgeçli Kova ve Hortumla Sulama
10.1.5. Yüzey Sulama Yöntemleri
10.1.6. Yağmurlama Sulama Sistemleri
10.1.6.1 Yağmurlama Sulama Sistemlerinin Seralarda Kullanımı
10.1.6.2. Yağmurlama Sisteminin Yazın Seralarda Kullanımı
10.1.6.3. Yazın Sera İçine Kurulan Sistemler
10.1.6.4. Yazın Sera Dışına Kurulan Sistemler
10.1.6.5. Yağmurlama Sisteminin Kışın Seralarda Kullanımı
10.1.6.6. Kışın Sera içine Kurulan Sistemler
10.1.6.7. Kışın Sera Dışına Kurulan Sistemler
10.1.7. Delikli Plastik Borularla Sulama
10.1.8. Damlama Sulama
10.1.9. Kum Kültürü Sulama Sistemi
10.1.10. Oluklu Sulama Yöntemi
10.1.11. Sisleme Yöntemi
10.1.12. Toprak altı Sulama Yöntemi
10.2. Serada Yetiştirilen Bitkilerin Su İstekleri
10.3. Sera Drenaj Sistemleri
10.3.1. Sera Dış Drenaj Sistemi
10.3.2. Sera İç Drenaj Sistemi
10.3.3. Drenajın Isı Kaybına Etkisi

10.1. Sera Sulama Sistemleri
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Sulama genel olarak, bitki gelişmesi için gerekli olan ve doğal yollarla karşılanmayan suyun toprağa verilmesi şeklinde tanımlanabilirse de, sera için bu tanımı şöyle yapabiliriz. Serada sulama, bitki gelişmesi için gereksinilen suyun toprağa çeşitli sistemlerle verilmesidir. Çünkü sera kapalı bir sistem olduğu için, doğal yağışlardan seradaki bitkiler yararlanamazlar.

Su bitkiler için bir besin maddesi olmamasına karşın, bitkiler için vazgeçilmez bir unsurdur. Bitkilerin yapısında ortalama % 75-90 oranında bulutlan suyun, bitkide şu görevleri vardır.

  1. Bitki besin maddelerinin alınması ve bitki içinde iletilmesi,
  2. Özümleme ürünlerinin bitki içinde iletilmesi,
  3. Bitki hücresinin iç basıncını (turgorunu) sağlamak,
  4. Bitkideki biyokimyasal olaylar için de su gereklidir.

Bitkilerin gereksindiği su miktarı tohumun ekilmesinden, ürünün hasadına kadar, bitki türü ve gelişme durumuna göre oldukça farklıdır. Ayrıca bitkinin su gereksiniminin karşılanmasında, bitkinin gelişme durumu ve üretim amacı, çevre koşulları ve toprakta etkilidir.

Fidelerin dikiminden sonraki fazla sulamalarda, bitkilerde ince, uzun ve kaba yapılı büyümeler olur. Domateste ilk çiçek salkımları küçük kalır, meyveler oluşmayabilir. Hıyar bitkilerinde ise başlangıçtaki fazla sulamalar, meyvelerin küçükken sararmasına (boğulmasına), patlıcan ve biberlerde ise çiçeklerin dökülmesine neden olur.

Bitkilerin su isteklerinin belirtileri, bitki uçlarında gövde incelmesi, yaprakların parlak yeşil görünümünü kaybederek donuk yeşil renk almasıdır. Domateslerde koltuklar esnekleşerek kolay kırılmazlar. Hıyarlarda gövde ve yapraklarda tüylülük (dikenlilik) artar ve yapraklar küçülür. Biberlerde gövde rengi koyulaşarak siyah-mor renk alır. Dal uçlarındaki parlak fiziki renk kaybolur, dallanma artar ve yapraklar küçülür.

İlkbahar yetiştiriciliği ve tek ürün dikiminde toprak tavı normal, sonbahar dikiminde ise toprak tavının fazla olması istenir, ilkbahar ve tek ürün yetiştiriciliğinde ağır tava dikim yapılır ve can suyu da fazla verilirse, serada oluşan yüksek oransal nem ve az ışıklanma nedeniyle, bitkiler uzun ve yumuşak büyürler. Seranın oransal neminin yüksek ve toprağın fazla ıslaklığı nedeniyle, kökler kuvvetli olarak gelişemezler. Ayrıca fazla toprak nemi toprağı soğuk tuttuğundan bitkilerin fosfor alımı da zorlaşır.

ilkbahar ve tek ürün yetiştiriciliğinde dikimden sonra can suyu ve bunu izleyen ilk sulamalar, çok ölçülü olarak yalnız dar aralara verilmelidir. Ancak ilk döllerin oluşumu ile döllerin biraz irileşmesinden sonra ve sera içi sıcaklığı yükseldikçe terlemeye bağlı olarak sulama suyu miktarı arttırılmalıdır.

Ayrıca su topraktaki besin maddelerini çözerek, bitkilerin beslenmesinde önemli rol oynar.

Seralarda sulamanın önemi, tarla koşullarına göre daha fazladır. Seradaki özel koşullar, fazla sıcaklık ve buharlaşma nedeniyle, bitkilerin su gereksinimi daha yüksektir. Bitkilerin bu su gereksiniminin çeşitli yollarla karşılanması gerekir. Bitkilerin sulama suyunun karşılanmasında yüzey, yağmurlama ve damlama sulama sistemleri kullanılabilir.

Seralarda kullanılacak sulama suyu, şehir şebeke suyundan olduğu gibi sera yakınındaki diğer su kaynakları kuyu, dere, gölde olabilir. Ayrıca yağış sularının bir sarnıçta toplanarak sulamada kullanılması da olasıdır. Bu amaçla planlanmış bir sarnıcın şekli ve elemanları Şekil. 10.1'de görülmektedir. Sulamada kullanılacak suların tuz içerikleri serada yetiştirilecek bitkilere zarar vermeyecek düzeyde olmalı veya toprakta tuzluluk sorunu yaratmamalıdır.

10.1.1. Sulama Suyu Gereksinimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sulama suyu gereksinimi üzerine geliştirilmiş birçok yöntem vardır. Bunlar güneş radyasyonu, buharlaşan suyun miktarı, topraktaki suyun içeriği, hava sıcaklığı ve enlem derecelerinden yararlanılarak birçok yöntem geliştirilmiştir. Bizim burada önereceğimiz yöntem, ülkemizde daha önce özellikle Toprak su tarafından ülke çapında yapılan bitki su tüketiminden yararlanılarak geliştirilmiştir. Bu yöntemde sera içi sıcaklığı ve serada yetişen bitki boyundan yararlanılarak günlük bitki su tüketiminin hesaplanabildiği eşitlik şöyledir:

Şekil. 10.1. Çatı yüzeylerinden toplanan yağış sularının süzülmesi. 1. Yağış suyu borusu, 2. Dikme, 3. Hatıl, 4. Dren borusu, 5. Temel, 6. Sömel, 7. Dren regülatörü, 8. Taşma borusu, 9. Kum, 10. Kömür, 11. Çakıl, 12. Süzülen su borusu, 13. Kapak.

Çizelge.10.1. Sera içi sıcaklığına bağlı olarak "s" katsayıları

G= 1,2. s.b.

Eşitlikte:

G: Bitki su tüketimi (L/m2. gün veya mm/gün),

S: Sera içi sıcaklığına bağlı bir katsayı (Çizelge.10.1.),

b: Bitki boyuna bağlı bir katsayı (Şekil.10.2),

10.1.2. Suyun Toprağa Verilmesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sera sebzeciliğinde sulama genelde şu dönemlerde yapılır.

Dikim öncesi sulama ekim yada dikimden bir ay kadar önce, alt toprak tabakasını tava getirmek amacıyla, göllendirme şeklinde yapılır. (Bu sulamanın yapılmasında amaç alt toprak tabakası, normal sulama suları bu tabakalara ulaşamayacağı için, sürekli kuru kalır). Bu tabakanın kuru kalması bitki kök gelişmesi üzerine olumsuz etki yapar. Bu nedenle, ekim yada dikimden 1 - 2 hafta önce, gerekirse yani toprağın üst 20-30 cm'lik kısmı tavını kaybetmişse, yalnız bu kısmını tava getirmek amacıyla bir sulama daha yapılabilir.

Dikim sırasında yapılan sulamada iki yol izlenir. Ya fide dikim çukuruna topraklı bir şekilde yerleştirildikten sonra sera toprağı ile fide toprağı arasında kalan boşluğa, çukur açma sırasında çıkarılan toprak geri çekilmeden önce 1-2 litre su dökülür, yada dikim işlemi tamamlanan fide çevresinde oluşturulan çanağa 2,0 - 2,5 cm yüksekliğinde göllenme yapacak şekilde su verilir.

Dikim sonrası sulama ise şu sulama yöntemleriyle yapılır.

10.1.3. Sera Sulama Yöntemleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sera sulama yöntemlerinin açık arazideki sulama yöntemlerinden pek büyük farkı yoktur. Serada da süzgeçli kova ve hortumla sulama, yağmurlama ve damlama sulama yöntemleri kullanılır.

10.1.4. Süzgeçli Kova ve Hortumla Sulama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yastıklarda, ev bahçelerinde ve seralarda küçük çapta sulamalarda kullanılan süzgeçli kovalar ve uçlarında farklı tjpler de püskürtücü veya süzgeç bulunan hortumlar basit yağmurlama aracı olarak düşünülebilir. Hortumla sulamanın zaman alıcı olması yanında ucu süzgeçsiz olarak basınçlı suyla yapılan sulamaların toprak yapısında istenmeyen etkileri olabilir. Bu nedenle düşük basınçlı suyla sulama yapılmalıdır.

10.1.5. Yüzey Sulama Yöntemleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yüzey sulama yöntemlerinde su, toprağa yerçekimi ile verilmektedir. Tava yüzey sulama yönteminde sera içi, 1,5x3,0-3,0x5,0-5,0x7,0 m'lik tavalara ayrılır. Tava kenarları sırt şeklinde yapılır. Tavada fazla su kullanımı, sulamadan sonra toprak yüzeyinde geniş bir kaymak tabakası oluşturduğundan her sulamadan sonra çapa yapılması zorunluluğu vardır. Ayrıca toprak üstünde yayılı olarak büyüyen hıyar ve domates meyvelerinin çamurlanmasına ve bitkilerin zararlanmasına neden olduğu için pek uygulanmaz. Ancak ısıtılmayan seralarda ıspanak, semizotu, maydanoz, dereotu ve kıvırcık salata yetiştiriciliğinde uygulanmaktadır. Bundan başka sera topraklarının yıkanmasında, toprağa eşit miktarda su vermek amacıyla tava yapılarak topraklar yıkanır.

Ülkemizde geniş çapta uygulanan karık sulamada toprakta, 50-100 cm 15-20 cm yüksekliğinde ve 10-20 cm genişliğinde karık sırtları yapılır, iki karık, arasındaki uzaklık 20-50 cm kadardır. Karık sulamanın iyi bir şekilde yapılabilmesi için, toprak eğiminin % 0,2-2,0 arasında olması gerekirse de, bu değerin % 1,0 dolayında olması daha uygundur. Eğimin % 2,0'dan fazla olması toprak erozyonuna neden olur.

Tava sulamasına göre daha az su kullanımı, suyun bitki sıraları arasındaki karıklardan akması nedeniyle daha az bir kaymak yüzeyi oluşması ve meyvelerin çamura dokunmaması nedenleriyle karık sulama daha çok uygulanmaktadır.

Karık boyları 2-3 m olduğu gibi, eğer toprak ve eğimi uygunsa seranın eni veya boyuna göre ayarlanabilir. Karık boyunun çok uzun olması, karık içinde suyun dengeli dağılımını engellemesi nedeniyle iyi bir yetiştiricilik yapılamaz.

Seralarda uygulanan yüzey sulama yöntemlerinin sakıncalı yönleri şunlardır:

  1. Suyun denetimsiz verilmesi nedeniyle, toprakta erozyon ve çoraklaşmaya neden olur.
  2. Kullanılan su miktarı daha fazladır.
  3. Bazı durumlarda gereğinden fazla su verilmesi nedeniyle, taban suyu düzeyi yükselebilir.
  4. Sulama sırasında doyma noktasına kadar ulaşan su düzeyi, daha sonraki günlerde hızla tarla kapasitesine ve solma noktasına düşmesi, bitkilerde su alımında düzensizlikler yaratır.
  5. Bitkinin toprak üstü kısımları, suyla temas etmesi sonucunda zararlanabilirler.
  6. Özellikle drenaj yetersizliğinin görüldüğü seralarda, bu sulama şekli toprak kökenli hastalık yapıcı mantar ve bakterilerin gelişmesine neden olmaktadır.
  7. Zaman zaman oluşan su yokluğu ile yetersiz sulamalar ve ani su değişiklikleri nedeniyle bu sulama şekli, domatesler de çiçek burnu çürüklüğü, yaprak kıvırcıklığı ve meyve çatlamaları, hıyar meyvelerinde acılaşma gibi fizyolojik bozuklukların ortaya çıkmasına neden olur.

10.1.6. Yağmurlama Sulama Sistemleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağmurlama sulama yönteminde su, döner veya sabit yağmurlama başlıklarından belirli bir basınç altında püskürtülerek bitki ya da toprak yüzeyine verilir. Örtü altlarında kullanılan yağmurlama başlıkları kullanım yerlerine göre farklı olmaktadır. Yağmurlama sistemi örtü altında kullanılacaksa, genellikle sabit ve yarım daire şeklinde su püskürten başlıklardan seçilir. Buna karşılık, örtü dış yüzeyinde kullanılacak yağmurlama başlıklarının ise, döner başlıklardan olması istenir. Örtülerde kurulan yağmurlama sulama sistemleri genellikle PVC borulardan oluşmaktadır.

Örtü altlarında, yağmurlama sistemleri farklı zamanlarda, farklı amaçlar için kullanılır. Yağmurlama sulama sistemlerinin örtü altlarında şu nedenlerle kullanılır.

  1. Örtü altındaki bitkilerin su gereksinimini karşılamak,
  2. Örtü altı havasının nem oranını, yetiştirilen bitkilerin istediği düzeye çıkarmak,
  3. içten ve dıştan yapılan yağmurlama ile örtü altının soğutulmasını sağlamak,
  4. Soğuk havalarda örtü altını dondan korumaktır.

10.1.6.1 Yağmurlama Sulama Sistemlerinin Seralarda Kullanımı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Ülkemiz seralarında yeni yeni uygulanmaya başlanan bir sulama sistemidir.

Seralarda kullanılan yağmurlama sulama sisteminin sera yüzey sulama yöntemlerine göre şu üstünlükleri vardır.

  1. Toprak tesviyesi zorunlu değildir.
  2. Karık sulama yöntemine göre, sudan % 50 dolayında tasarruf sağlanır.
  3. Aynı sistem, gübre eriyiklerinin verilmesinde de kullanılır.
  4. Çok sıcak günlerde sera içi oransal nemini arttırmak amacıyla kullanılır. Bu amaç için yarım saat arayla sistemin 0,5-1,0 dakika çalıştırılması gereklidir.
  5. Sistem girişine konulacak bir sayaç yardımıyla, bitkilere verilecek su miktarı denetlenebilir.
  6. Bitkilerin gereksinim duyduğu kadar su verilmesi nedeniyle, toprağın çoraklaşması tehlikesi olmaz.
  7. Domates seralarında, şişleme şeklinde verilen su ile polenlerin kuruması önlenir.
  8. Organik malçlama yapılmış seralarda, malçm ıslatılmasında kullanılır. Yöntemin sakıncalı yönlen ise şunlardır.
  1. Sistemin kuruluş masrafları yüksektir,
  2. Sistemin kullanılmasında sürekli işletme masraflarını gerektirir.
  3. Yağmurlama başlıklarındaki tıkanmalar, başlıklarda tutukluklara ve ıslatma deseninin bozulmasına ve boru bağlantı yerlerinde de sızmalara neden olabilir.
  4. Basınç düzenleyicileri bozulabilir.
  5. Yağmurlama sırasında suyun bitkinin toprak üstü kısımlarını ıslatması, bazı hastalıkların hızla artıp, yayılmasına neden olabilir.

Yağmurlama sulama sistemlerinin serada kullanılmalarını yaz ve kış koşullarında olmak üzere iki farklı şekilde inceleyebiliriz.

10.1.6.2. Yağmurlama Sisteminin Yazın Seralarda Kullanımı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seralarda yağmurlama sulama sistemleri hem dıştan, hem de içten kullanılır. Sera içine yerleştirilen sistemlerle bitkilerin su gereksinimi karşılandığı gibi, bitkiler için uygun iç hava nemi ve sera içinin serinletilmesi sağlanabilir. Sera dışına yerleştirilen sistemlerle, sera içi nem oranı yükseltilmeden seranın soğutulması sağlanabilir.

10.1.6.3. Yazın Sera İçine Kurulan Sistemler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sera içine kurulan sistemler, bitkilerin üzerinde düzenlenebildiği gibi toprak yüzeyinde de düzenlenebilir.

Bitkiler üzerinden yapılan yağmurlama, toprak yıkanması, dikimden önce toprağın sulanması ve hava nemini yükseltmek amacıyla sabit ve hareketli başlıklar şeklinde yapılır.

Borular bitkiler üstüne yerleştirilir ve yağmurlama yapan yada ince su zerreleri püskürten memeler kullanılır.

Üstten su püskürtme dikimle başlamalı ve en azından haşata kadar sürmelidir. Sera içi hava nemini arttırması ve domates gibi bitkilerde tozlanmaya yardim etmek amacıyla güneşli havalarda günde 2-3 .kapalı havalarda ise günde 1 -2 kez ve az miktarda yağmurlama yapılmalıdır.

Bitkilerde esas sulama ve sulu gübreleme uygulamasında ise, bitkilerin alt kısmında bulunan yerden sistemler daha çok uygulanır. Çünkü üstten sulama yaprak hastalıklarını attırılması yanında, su damlaları yapraklarla saptırıldığı için tekdüze bir sulama olmaz. Ayrıca sera içi yollarının ıslanması, serada işçiliğin yapılmasını güçleştirir.

Toprak üstü yağmurlamasında, bir boru yanındaki iki sırayı sular. Sulamanın tekdüze olabilmesi için, bitki alt yapraklarının koparılması gerekir. Bu sistemle su düzgün bir şekilde yayılır ve özellikle hafif topraklarda kullanımı uygundur. Ayrıca sera içi hava nemini yükseltmesi, çiçek gelişmesini hızlandırması ve meyve tutmayı arttırmak gibi yararlı yönleri de vardır. Yere yayılı olarak yetiştirilen ürünlerde meyvelere su sıçraması ve sera içi yollarının da ıslanması sakıncalı yönleridir.

Seraların soğutulmasında sera içine yerleştirilen yağmurlama sulama sistemi, havalandırma ve gölgelendirme ile birlikte uygulanmaktadır. Yağmurlama ile verilen suların buharlaşmasıyla, sera içi sıcaklığı 8°C kadar soğutula-bilir. Yağmurlamadan sonra serada havalandırma yapılmazsa, sera içi sıcaklığı 1 -2 saat sonra tekrar yükselmeye başlar. Havalandırma yapılırsa, yağmurlamanın etkisi kısa sürede ortadan kalkar. Çatı havalandırmasının az açıldığı ve yan pencerelerin kapatıldığı serada yağmurlama ile hava sıcaklığı daha uzun süre yükselmeden tutulabilmektedir.

Fazla neme dayanıklı olmayan bitkilerin ekildiği ya da dikildiği seralarda yağmurlama ile seranın soğutulması bitkiler için sakıncalı olabilir.

10.1.6.4. Yazın Sera Dışına Kurulan Sistemler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seraların soğutulmasında kullanılan yağmurlama sistemleri sera dış yüzeyine kurulmaktadır. Seranın dıştan yağmurlama ile yada borulu sistemle ıslatılarak yıkanmasıyla da soğutma yapılabilir. Sera çatısına yerleştirilen yağmurlama başlıkları yada sera mahyasına yerleştirilen delikli borularla, çatının iki yüzeyine ince bir tabaka şeklinde su püskürtülür. Suyun seranın sıcak cam yüzeyini yalaması ile ortaya çıkan buharlaşma, sera cam yüzeyinin soğumasını sağlar. Bu soğuma iletimle sera içine yayılarak, sera yavaş yavaş soğumaya başlar. Ayrıca su tabakası, güneş ışıklarının seraya girmesini önlediği için gölgeleme etkisi de olur. Bu şekilde seraların serinletilmesi bireysel seralarda, 5-6 "C dolayındadır.

Yağmurlama sulama sisteminin böyle kullanılarak seranın serinletilmesi-nin, sera içinde yetiştirilen bitkilere herhangi bir sakıncalı etkisi olmaz.

Yağmurlama sulama sisteminin sera dışına kullanılarak serinletilmesin-de, tarımda kullanımı uygun olmayan tuzlu sulardan da yararlanılabilmektedir. Tuzlu suların seralarda kullanımı sırasında, özellikle tuzlu suyun sera içine sızmaması için dikkatli olunmalıdır. Sera içine sızabilecek tuzlu su bitkilere zararlı olabilir. Bu nedenle, tuzlu suyun seralarda kullanımında,seranın denetlenmesi sık sık yapılmalı böylece tuzlu suyun yapacağı zarar hemen önlenmelidir.

Ayrıca sera dışına sızan bu tuzlu suyun sera dışındaki bitki ve topraklar zararlı olmaması için, tuzlu suyun dış drenaj sistemiyle toplanması ve uzaklaştırılması gerekmektedir.

10.1.6.5. Yağmurlama Sisteminin Kışın Seralarda Kullanımı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağmurlama sulama sistemlerinin kışın seralarda kullanımı, dışta ve içte kurulan sistemlere göre farklı olmaktadır.

10.1.6.6. Kışın Sera içine Kurulan Sistemler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kışın yetiştiricilik yapılan seraların içinde bulunan yağmurlama sulama sistemleri, yazın olduğu gibi kışında seradaki bitkilerin su gereksinimini karşılamak amacıyla kullanılır. Çünkü seranın içi kışında sıcaktır ve bitkilerden terleme ile su kaybı olur. ,Bu suyun bitkilere verilmesi yağmurlama sulama ile olur.

10.1.6.7. Kışın Sera Dışına Kurulan Sistemler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seranın dıştan yağmurlamayla yada borulu sistemle dıştan ıslatılması ve suyun burada donmasıyla sera içi sıcaklığını bir kaç derece daha yüksek tutmak mümkündür. Sera çatısına döşenen yağmurlama başlıkları ya da sera mahyasına (omurgasına) yerleştirilen delikli borularla, çatının iki yüzeyine ince bir tabaka şeklinde su püskürtülür. Püskürtülen suyun donarken çevreye verdiği ısı (598 kal/g= 2500 Jul/g), sera içi sıcaklığının çok düşmesine engel olur. Ayrıca sera üzerinde donan ve buz şekline dönüşen su, aynı zamanda yalıtım görevini de yapar. Yine bu amaçla tuzlu sular kullanılabilir.

10.1.7. Delikli Plastik Borularla Sulama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bunlar siyah PE'den yapılan ve iki yanında yaklaşık 7 cm aralıklarla delikleri bulunan plastik borulardır. Her çift sıra arasına bir boru yerleştirilerek boruların bir ucu kapatılır. Diğer ucu ana boruya bağlanır. Bu sistemin daha iyi çalışması için geliştirilen dikişli plastik borularla suyun akması sağlanmaktadır.

Bu borularla saksıların bulunduğu masaya su verilir ve saksılar suyu alt taraflarından alırlar (Şekil.10.3). Bu sistem sulu gübrelemede kullanılabilir.

Bu sistemin biraz daha değişik şekli, masa yerine beton sera tabanında yapılan sulamadır (Şekil.10.4). Betondan 3-4 m genişliğinde ve ortaya doğru 1 cm kadar eğimli olarak yapılan saksı yerleştirme yerinin ortasına delikli plastik boru yerleştirilebilir. Eğer plastik boru yerleştirilmeyecekse, beton saksıların ortası kanal şeklinde yapılır. Kanal şeklinde yapılan yerin eğimi (% 1 dolayında) seranın bir yönüne doğru yapılır. Buradan verilen su belirli bir seviyeye kadar çıkartıldıktan sonra, fazla suyunda boşaltılması sağlanır.

10.1.8. Damlama Sulama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seralarda saksı ve bireysel bulunan bitkilerin (domates, salatalık, biber gibi) sulanması fazla işgücünü gerektirmektedir. Seralara damlama sulamanın girmesiyle, hem sudan hem de işgücünden önemli ölçüde tasarruf sağlanmaya başlanmıştır. Damlama sulamada su, istenilen yere veya her saksıya, geniş borular üzerine yerleştirilen ince, uzun, bükülebilir ucu meme şeklindeki kılcal boruların kullanılmasıyla ulaşan bir sulama sistemidir (Şekil.10.5). Bu sistemde damlatıcı borular laterallerden bireysel olarak çıktığı gibi, demet şeklinde de çıkabilirler. Ayrıca damlatıcı memeleri doğrudan doğruya boru üzerine de yerleştirilebilir. Ülkemizde bu şekilde seralar için üretilen damlama boruları üzerindeki damlama memelerinin aralığı boruların istenilen yerden delinmesiyle ayarlanabilir.

Şekil 10.3. Bitkilerin üstünden uygulanan yağmurlama başlıkları. A. Sabit, B. Hareketli Sistemler

Şekil 10.5. Damlama sulamada dam/atıcıların yerleştirilmesi. da yerleştirilme durumu Şekil 10.6'da görülmektedir.

Bir pompayla sisteme alınan su, damlatıcıları terk edinceye kadar, çeşitli vanalardan geçer ve bitkilere verilecek sıvı gübrede sisteme enjekte edilebilir. Su içinde askıda bulunabilecek ve damlatıcı memelerini tıkayabilecek maddeler sistemdeki filtreler yardımıyla tutulur. Su dağıtıcı borulardan, damlatıcı laterellerine ve damlatıcı memesinden de saksı yada bitkilere gelir.

Bu sistemin de kendine göre yararlı ve sakıncalı yönleri vardır.

Seralarda uygulanan damlama sulama sisteminin yararlı yönleri şunlardır.

  1. Damlama sulama ile sudan % 30-70 dolayında tasarruf sağlanır. Bu değerler domateste % 33, hıyarda % 40, biberde % 30, salata ve marulda % 35 dolayındadır .
  2. Damlama sulama ile bitkilerde verim artışı olmaktadır. Bu değerler domateslerde % 167, kavunlarda % 180 ve biberde % 100 dolayında verim artışı olmuştur.
  3. Toprakla tuzlulaşma, çoraklaşma ve erozyon bu sistemle önlenir.
  4. Sulamada, niteliği iyi olmayan suların kullanılmasına olanak sağlar.
  5. Sistem girişine konulacak bir su sayacı yardımıyla bitkilere istenildiği kadar su verilebilir.
  6. Sistemin uygulanması için, arazi tesviyesine gerek yoktur.
  7. Yağmurlama sulama sisteminde bütün sera içinin ıslanmasına karşılık, damlama sulamada sınırlı yerin ıslanması yani bitki aralarının su almaması nedeniyle, sera içinde yabancı ot sorunu olmaz.
  8. Topraktaki suyun tarla kapasitesi dolayında tutulabilmesi nedeniyle, bitki gelişimi için her zaman toprakta yeterli miktarda su bulunur. Suyun düzenli ve istenilen şekilde verilmesi, su azlığından büyüme kısıtlaması ortaya çıkmaz ve toprakta havasız kalmaz.
  9. Sıvı gübrelerde bitkilere sistemle verilebilir. Böylece kimyasal gübre kullanımında % 40-60 dolayında tasarruf sağlanır.
  10. Bitkilerin toprak üstü kısımları ıslanmadığından, bitkiler daha sağlıklı olurlar.
  11. Seranın her tarafı ıslanmadığından her türlü bakım işleri, toprağını kurumasını beklemeden, her zaman kolaylıkla yapılabilir.
  12. Özellikle sera yüzey sulama yöntemlerine göre, iş gücünden büyük ölçüde tasarruf sağlanır.
  13. Bu sistemle sulama sık aralıklarla ve azar, azar yapılabilir. Her gün yada haftada 2-3 kez sulama yapılabilir.

Şekil 10.6. Blok seralarda damlama sulama sistemi. a. Vanalar, b. Bağlantı borusu, c. Sulu gübre karıştırıcısı, d. Filtre, e. iletim boruları, f. Kılcal borulara suyu ileten boru, g. Damlatıcı ve damlatıcı desteği, j. Manometre.

Seralarda kullanılan damlama sulama sisteminin sakıncalı yönleri de şunlardır.

  1. Sistemin ilk yapım masrafı yüksektir.
  2. Sistemin çalışması sırasında sürekli basınç gereksinimi vardır. Bu basınç gereksinimi, 2 m yüksekliğe konulan bir su deposuyla da sağlanabilir.
  3. Orta tınlı dan ağır tınlıya kadar ağır topraklarda suyun dağılımının iyi olmasına karşılık, hafif kumlu topraklarda iyi bir su dağılımı olmaz ve su aşağıya sızar.
  4. Damlatıcı memeleri yosun, alg yada kireçlenme nedeniyle tıkanabilir. Bu gibi durumlarda borulardaki yosun gelişmesini önlemek için, sulama suyuna 1ppm bakır sülfat karıştırılır. Kireçlenmeye karşı ise, üretim dışında sistemde % 0,1'lik nitrik asit dolaştırılır.
  5. Üretim sonrası damlama alanlarındaki topraklarda, tuz birikimi olabilir. Bu tuzlar, daha sonra yetiştirilecek bitkiler için sakıncalı olabilir. Bu nedenle bitkiler söküldükten sonra, damlama sulamanın uygulandığı seralarda toprağın yıkanması gerekmektedir.

10.1.9. Kum Kültürü Sulama Sistemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Son yıllarda suların kapillar olarak yükselmesinden yararlanılarak yapılan sulama sisteminde özellikle saksılarda üretim yapan işletmelerde saksıların yaş bir kum tabakasından beslenmesi ilkesinden yararlanmaktadırlar (Şekil.10.7.)

Bu yöntemde saksılar nemli bir kum tabakası üzerinde bulunmakta, su saksı toprağına kapillar olarak yükselmektedir. Çünkü kumun nem tansiyonu (veya suyu tutması) toprağa göre daha az olduğu için, nemli kumdan saksı toprağına kapiller olarak su yükselir. Bu nedenle kumda suyun birikmesine gerek yoktur.

Şekil 10.7. Kum kültürü sulama sistemi, 1. Ana su iletim borusu, 2. Su boşalt/m borusu, 3. Masa ve üzerinde plastik örtü, 4. Kum, 5. Saksılar.

Kumun tek düze olarak ıslanabilmesi için, kumun olanaklar ölçüsünde çapının büyük olması gerekir. Yoksa ince kum suyu tutarak, bitkilerin alımına engel olur. Bu büyüklük genellikle 2 mm dolayındadır.

Kumun kalınlığı sulama suyunun dağılımına ve sulama zamanına bağlı ise de, bu kalınlığın 2 cm' den fazla olması istenmez. Ayrıca kumun kireçsiz olması gerekir.

Masaların yan yana ve sık olması, üzerlerinin bir plastikle kaplanması gerekir. Plastik örtünün masayı iyice kapatması gerekir. Böylece fazla suyun uzaklaştırılması ve bu yöntemle bütün saksılarda uygulanarak bitkilerin sulanması sağlanır.

Kumun nemlendirmesi farklı yöntemlerle olabilirse de, tekdüze su dağılımı damlama borularıyla elde edilmektedir. Damlama borusu masanın altından veya masanın üzerindeki kumun içersinden de geçirilebilir. Masada m2'ye 5-8 saksı düşecek şekilde düzenleme yapılmalıdır.

Zamanla kumlar içinde oluşan algler, saksıların su alımını azaltmazlar. Çünkü saksıların altında algler oluşamaz.

Son zamanlarda sulama için masa üzerine serilecek sentetik malzemeler geliştirilmiştir. Bu sentetik malzemeler kolay serilmesi ve işlerin daha az olması nedeniyle kumun yerini alacak niteliktedir.

Bu sentetik malzemelerin şu özelliklerde olması gerekir.

  1. Sentetik malzeme nemi hızla alabilmeli,
  2. Suyu yatay ve düşey yönde aynı hızla alabilmeli,
  3. Nemi uzun süre tutabilmeli,
  4. Malzemenin yapısı, içine köklerin işlenmesine engel olacak kadar sik'i olmalı.
  5. Algler oluşmamalı veya çok az oluşabilmeli,
  6. Sentetik malzeme kimyasal ve buhar dezenfeksiyonuna dayanmalı,
  7. Ucuz olmalıdır.

Kum kültürü sulama sisteminin tam otomatik şekilde çalışması Şekil 10.8'de görülmektedir. Bu sistemde nem ayarlayıcısı ile istenilen nem oranı sağlanır. Kum veya saksılara yerleştirilen elektrotlarla, ortamın nemi denetlenir ve duruma göre otomatik ayarlayıcı yardımıyla suyun vanası açılır veya kapanır. Kum kültürü sulama sisteminde sulu gübre uygulaması da yapılabilmektedir.

Şekil 10.8. Kam otomatik kum kültürü sulama sistemi. 1. Damlama sulama borusu, 2. Plastik örtü, 3. Kum (3-5 cm kalınlığında), 4. Saksı 5. Otomatik vana, 6. Otomatik ayarlayıcı, 7. Suyun iletimi, 8. Nem ayarlayıcı ve ölçüsü, 9. Ölçüm elektrotları.

10.1.10. Oluklu Sulama Yöntemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seralarda kullanılan oluklu sulama yöntemi; suyun oluklarda akması ve oluklarda birikmesi şeklinde farklı olmaktadır. Suyun aktığı oluklar alüminyum, sert PVC yada ahşaptan olabilir (Şekil 10.9.).

Olukların masalar üzerindeki aralıkları, buraya konacak saksıların büyüklüğüne bağlıdır. Olukların masa üzerlerindeki eğimleri yaklaşık % 1 dolayındadır. Oluklarda sular belirli bir süre ve 5 mm yükseklikte bulunur. Daha sonra sular oluklardan alınarak, sürekli buharlaşmanın önüne geçilir. Bu sistemin çalışması için suyun oluklara verilmesi, fazla suyun alınması ve gübre karıştırıcısının da olması gerekir. Suyun sisteme verilmesinde pompa kullanılabilirse de, suyun belirli bir yükseklikte depolanarak sisteme verilmesiyle, pompa ve enerji masrafları ortadan kalkar.

Olukların kenar yükseklikleri 1-3 cm arasında değişir. Böylece bitkilerin en iyi şekilde havalanması sağlanır. Ahşaptan yapılan olukların sürekli nemlenerek, kurumasıyla çürümesinin önlenmesi için, iç kısmının plastik örtüyle kaplanması gerekir.

Suların biriktirildiği masalarda, belirli bir süre 1-2 cm yüksekliğinde ve gerekirse de sıvı gübrede karıştırılmış su biriktirilir. Saksılar iyice su aldıktan sonra su tekrar salınır.

Şekil 10.9. Oluklu sulama yöntemi.

1. Suyun aktığı yada biriktiği oluklar, 2. Suyu getiren boru, 3. Suyu oluklara dağıtan boru. 4. Fazla suyu oluklardan boşaltan (tahliye eden) boru, '5. Saksı ve bitkiler.

Suyun masaya verilmesi damlama sulama borularıyla olur. Fazla suyun uzaklaştırılması yine aynı borular yardımıyla olmaktadır. Kapalı su biriktirilen masaların yararlı yönü, saksılar istenildiği şekilde dizilebilir. Buna karşılık bitkiler istenildiği gibi havalandırılamaz.

10.1.11. Sisleme Yöntemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Şişleme etkisi nedeniyle, hava nemlendirmesi ile toprak sulaması arasında bir yöntemdir. Oldukça geliştirmiş olan bu yöntem çelikleme de ve bazı kültürlerin kısa zamanda serinletilmesi amacıyla sera içinde kullanılmaktadır. Bitkilerin en iyi şekilde gelişebilmeleri için hava sıcaklığı yanında, yaprak sıcaklığı da önemlidir. Yaprak veya bitki sıcaklığını düşürmede yalnız sera havalandırması yetersiz olduğu için, bu yaprak yüzeylerinin şişleme yöntemiyle sıcaklığı çevre sıcaklığına göre 6 - 8°C düşürebilir. Yaprakların yüzeyleri bu yöntemle su ile bir film şeklinde kaplanmakta ve bu suyun buharlaşması için gerekli olan enerji bitki yüzeylerinden alınmaktadır. Şişlemeden kısa bir süre sonra hava sıcaklığı hemen yükselmektedir.

Şişleme yönteminin yararlı yönleri şunlardır.

  1. Şişleme ile gölgeleme daha az olduğu için, bitkilerin güneş ışıklarından yararlanması daha yüksektir.
  2. Bitki sıcaklığı hızla düşürülebilir.
  3. Sera içi sıcaklığı düşürülmektedir.
  4. Sera içi oransal nemi yükseltilmektedir.
  5. Çeliklerin üretilmesi tam güneşten yararlanılarak yapılmaktadır.

Şişlemenin iyi çalışabilmesi için, su zerrelerinin kısa zaman aralıkları ve tekdüze olarak bitkilere ulaşması gerekmektedir. Bu nedenle çalıştırılan sistemin iletim borularındaki basınç 3,5 atm dolayında olmalı, ayrıca bu basınçta çalışabilecek plastik ve metal püskürtücü başlıkları kullanılmalıdır (Şekil.10.10.).

Şekil 10.10 Seralarda kullanılan şişleme başlıkları. A. Plastik, B. Metal başlıklar.

Seralarda kullanılan şişleme başlıklarının yerleşim aralıkları 1 m dolayında olmalıdır. Yoksa tekdüze bir sistem sağlanmaz.

Borular tam yatay ve başlıklara kadar su dolu olarak tutulmalıdır. Ayrıca şişleme süresi istenildiği kadar 0,5-1 saniyeye kadar kısaltılabilmeli iyi bir şişleme için bu süre 0-45 saniye olmalı ve bu şişleme süresi ile iyice kısaltılmalıdır.

10.1.12. Toprak altı Sulama Yöntemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Eskiden beri bilinen bir yöntem olan toprak altı sulamasında, toprak altına döşenen delikli borularla sulama yapılmaktadır (Şekil.10.11).

Bu yöntemle sulamada derine sızma ile su kaybı çok

Sistemin yararlı yönü, sera içinde ve toprak üstünde herhangi bir malzemenin bulunmaması nedeniyle sera içi işçiliğine engel olmamasıdır.

Sakıncalı tarafları ise şunlardır.

Şekil 10.11 Sera toprak altı sulaması. 1. Sera yapı elemanları, 2. Toprak altı sulama boruları, 3. Bitki/er.

  1. Bitki kökleriyle toprak içindeki boruların deliklerinin tıkanmasının ön-lememesi, sulamanın tekdüze olmasını engellemektedir.
  2. Sistemin çalışmasını çiftçi gözleyememekte, ancak bitkiler susuzluktan kurumağa başlayınca görebilmektedir.
  3. Ayrıca topraktaki su düzeyini otomatik olarak düzenleyen bir sistemin satın alınması zorunluluğu vardır.

10.2. Serada Yetiştirilen Bitkilerin Su İstekleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Domates: Mevsimlik su tüketimi 300-600 mm arasında olan domatesin fide döneminde yeterli olarak yapılan sulamalardan, meyvelerin ceviz büyüklüğünü aldığı gelişme döneminde az ve aralıklı olmalıdır. Bundan sonra haşata kadar sulama çok önem kazanmaktadır. Meyvelerin gelişme dönemi içinde topraktaki su eksikliği verimi azaltmakta ve çiçek burnu çürüklüğüne neden olmaktadır. Domateslerde pratik bir uygulama olarak bitkilerin su istekleri koltuklarının esnekleşmesi ve kolay kırılmasıyla kendini göstermektedir.

Hıyar: Suya çok dayanıklı olan hıyarın, hem iyi gelişmesi, hem de susuzluktan ileri gelen acılaşmaya fırsat verilmemesi için iyi sulanması gerekir. Fidelerin dikildikten sonra can suyu ile birlikte, ilk meyveler görülünceye kadar sulamadan kaçınılmalıdır. Bu dönemdeki fazla sulamalar, hıyarın sararmasına neden olur. Bundan sonra sulama önem kazanır ve sık sık sulanmalıdır. Hıyarın su isteği, sabah ve akşamları iri yaprakların çok pörsümesi, aşağıya doğru sarkması yaprak ve gövdede tüylülüğün artması, yaprakların küçülmesi de sulama zamanını belirtir.

Biber : Suyu çok seven bir bitkidir. Bu nedenle bitkiye suyun çok düzenli olarak verilmesi gerekmektedir. Özellikle vejetatif ve meyvelerin gelişme dönemlerinde su isteği çok fazla olmaktadır. Çiçeklenme döneminde fazla su çiçek dökümüne neden olur. Hasat başlangıcında ise azalır. Biberin gövde renginin koyulaşarak siyah-mor renk alması dal uçlarındaki parlak rengin kaybolması, dallanmanın artması ve yaprakların küçülmesi biberin suya ihtiyacını gösterir.

Patlıcan: Patlıcan bitkisi de suyu çok sever. Yalnız topraktaki nem dalgalanmalarından çok etkilenir. Genel olarak dikim sonrası sulama yaptıktan sonra, bitkide küçük meyveler görülünceye kadar sulamadan kaçınılmalıdır. Patlıcanda meyveye dönen iri çiçek sayısını arttırmak için bu kritik dönemde bitkiye verilen suyu özellikle azaltmak gerekir. Bu dönemde verilecek fazla su çiçeklerin dökümüne neden olur.

Kabak: Meyveleri yenen diğer sebzelerde olduğu gibi, kabaklarda ilk meyveler görülünceye kadar su vermekten kaçınılmalıdır. Kabaklarda sulama yönünden kritik dönem, ilk meyveler görüldükten sonra hasada kadar olan dönemdir. Kabaklar çok hızlı büyüdükleri için sık sık sulamaya ihtiyaç duyarlar. Kabaklarda susuzluğun pratik olarak belirtisi, sabah ve akşam üzerleri yapraklarının çok pörsümesi ve aşağıya doğru sarkmaları ile kolayca anlaşılır. Bu duruma gelmeden kabaklar sulanmalıdır.

Kavun: Gelişme döneminde fazla su olması bitkiye zararlı olmaktadır. Topraktaki aşırı nem, gelişme döneminde bitkilere zararlı olmaktadır.Bitkilerin su yönünden kritik dönemi, yeni çiçeklenme ve meyve bağlama dönemleridir. Bu dönemlerde su ihtiyacının iyi karşılanmaması verimde azalmalara neden olur.

Çilek: Çileğin köklerinin yüzeysel olması nedeniyle kuraklığa karşı oldukça hassastır. Sulamanın meyve iriliğine, kalitesine, miktarına etkisi vardır. Normal sulanan seralarda meyvelerin, muntazam şekilli olmakta ve ürün miktarı artmaktadır.

Marul ve Salatalar: Kökü çok yüzlek olan bu bitkiler toprakta sürekli olarak normal bir nem düzeyinin olmasını isterler.Ancak olgunlaşma dönemindeki sulamaların baş açılmasına ve seyrekleşmesine neden olması dolayısıyla, bu aşamada sulamadan kaçınılmalıdır.

Fasulye: Fasulyelerde çıkıştan çiçeklenmeye kadar olan dönemde sulamadan kaçınılmalıdır. Çiçeklenmeden haşata kadar olan dönemde, su ihtiyacı dikkatli bir şekilde karşılanmalıdır. Bu dönemdeki nem eksikliği döllenen çiçek sayısının ve bakla tutmanın azalmasına, baklaların küçük ve kalitesiz olmasına neden olur. Pratik olarak sulamanın zamanı yaprakların açık yeşil rengini koyu mavi-yeşil rengi dönüşümü ile kendini göstermektedir. Renk dönüşümü görüldükçe sulama yapılmalıdır.

10.3. Sera Drenaj Sistemleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Drenajı genel anlamda şöyle tanılayabiliriz. Sulama yada yağış sularının neden olduğu toprak yüzeyi ve bitki kök bölgesindeki çok fazla suyun yapay yollarla uzaklaştırılmasıdır. Aşırı su, örtü altında bitki gelişmesini sınırlandırdığı, verimi düşürdüğü ve ısı kaybına neden olduğu sürece sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca yüksek taban suyu örtü altı topraklarının tuzlaşmasına da neden olur. Örtü altlarından özellikle seralarda drenaj sorunu kendini gösterir. Ayrıca yüksek toprak neminden kaynaklanan bakteriyal ve mantari hastalıkları azaltılabilir yada önlenebilir. Zira fidelerde görülen çökerten hastalığı, domateslerde görülen kahverengi leke, hıyarlarda görülen hıyar uyuzu gibi hastalıkların, çoğu zaman drenaj yetersizliğinden kaynaklanır.

Bazı yerlerde (İzmir - Balçova) olduğu gibi, taban suyunun yüksek olduğu bitkilerde istenmeyen yumuşaklıkların önüne drenajla geçilebilir.

Seraların kapalı bir sistem olması nedeniyle yağış sularının etkili olmadığı düşünülürse de, yağış sularınım sera çevresinden uzaklaştırılması yanında, bu sular sera içinde de taban suyunun yükselmesine neden olur. Ayrıca sera içindeki bitkilerin sulanması nedeniyle, bitkilere verilen suların fazlası da taban suyunu yükseltir.

Özellikle ülkemiz seralarında yetiştiriciliğin, sera taban toprağında yapılması nedeniyle bu sorun kendini daha çok gösterir. Seralarda drenaj iki şekilde yapılır. Bunlar iç ve dış drenaj sistemleridir.

10.3.1. Sera Dış Drenaj Sistemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Seraların çevresinde yağışlarla oluşabilecek arazi yüzey suları ile durgun yüksek taban suyunun drenajını sağlamak amacıyla, sera temel duvarları çevresinde bir drenaj sisteminin yapılması gerekir (Şekil 10.12). Seraların çevresine yapılacak drenaj sistemi temel duvarlarından 100-150 cm uzaklıkta ve 75-100 cm derinlikte açılan hendeklere döşenen drenaj boruları ile yapılır. Drenaj için açılan hendeğin en altına 5 cm kalınlığında ince Kum, bunun ü-zerine 10 cm çapında drenaj borsu yerleştirilir. Drenaj borusunun çevresi ince kumla sarılır ve bu kum drenaj borusundan 10 cm daha yüksekliğe kadar devam eder. ince kumun üzerine konulan çakılla drenaj hendeği doldurulur.

Sera dışında dış drenaj boruları birleştirilerek boşaltım hendeğine fazla taban suyu akıtılır. Sera dış drenaj sistemine üreticiler genellikle "serayı askıya almak" derler.

10.3.2. Sera İç Drenaj Sistemi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımda kullanılan örtülerden seralarda dış drenaj sistemi yanında iç drenaj da uygulanmaktadır, iç drenaja gereksinim gösteren seraların özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.

  1. Seranın taban toprağında yetiştiricilik yapılıyorsa,
  2. Sera toprağının taban suyu düzeyi yüksekse,
  3. Sera toprağının yapısı ağırsa,
  4. Seranın genişliği 10-12 m' den fazla ise, bu tip seralarda iç drenaj yapma zorunluluğu vardır.

Gerekli durumlarda sera içi drenajı şöyle yapılır. Sera içinde 3-10 m aralıklarla (genellikle 3-4 m aralıkla), 30-40 cm genişlikte ve dış drenaj kanallarından daha az 70-80 cm derinlikte drenaj kanalları açılır. Kanalların dibi 5 cm kadar kumla doldurulur. Kumun üzerine drenaj künk veya boruları yerleştirilir.

Şekil 10.12 Sera drenaj sistemleri A. Sera ve drenaj sistemlerinin kesit planı, B. Dış drenaj detay görünüşü, C. sera drenaj sisteminin üstten görünüşü, 1. Dikme, 2. Lama demiri, 3. Hatıl, 4. Temel duvarı, 5. Sömel, 6. Çakıl, 7. ince Kum, 8. Dış dren borusu 9. iç den borusu, 10. Boşaltım hendeği 11. Toprak dolgu.

Bu amaçla genellikle 7,5 - 10,0 cm çaplı, delikli sert plastik borular kullanılır. Kanallara yerleştirilen bu künk veya boruların üzerine 5-10 cm yükseklik oluşturacak şekilde kum-çakıl karışımı döküldükten sonra, üzerleri toprakla kapatılır. Boruların bir ucuna kör tapa konur, diğer ucu sera dışındaki bir ana drenaj kanalına ya da kapalı bir toplayıcı ana drenaj borusuna bağlanır.

10.3.3. Drenajın Isı Kaybına Etkisi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Drenajın ısı kaybıyla ilişkisi şöyle olmaktadır. Sera içi sıcak olduğu için sera içindeki topraktan bir miktar su buharlaşır. Sera içi toprağının nem basıncının düşmesi nedeniyle, dışarıdaki basıncı yüksek ve soğuk olan toprak nemi sera içine doğru hareket eder. Bu da sera içi sıcaklığının düşmesine, başka bir deyimle ısının sera dışına taşınmasına neden olur. Bu ısı akışına engel olmak amacıyla, seranın dış drenaj sisteminin yapılması gerekir.