ARAMA MOTORU
© COPYRIGHT
Bu sitenin tasarım ve içerik hakları Sn. Mustafa AYDIN ve sitedeki TarımNet / Sayfayı Hazırlayanlar bölümünde ismi yazılı olan kişilere aittir. İzinsiz, para karşılığında kullanılamaz, kopyalanamaz ve dağıtılamaz.
DİĞER SİTELER
Volkan Derinbay
Fotokompozisyon
Briç Dersleri
Hititler
Web Dilleri
Buffy
AGV

Domain
 
TarımNet / Tarımsal Eğitim ve Yayıncılık
           


2. TARIMSAL YAYIMIN TANIMI, KAPSAMI VE ÖNEMİ

2.1. Tarımsal Yayım Nedir?
2.2. Tarımsal Yayım Eğitiminin Özellikleri
2.3. Tarımsal Yayım Hizmetlerinin Eğitiminin Aradığı Stratejik Sorular
2.4. Tarımsal Yayımın İlkeleri
2.4.1. Kendi Kendine Yayım İlkesi
2.4.2. Verilen Bilginin Fonksiyonel Olması
2.4.3. Çiftçi Şartlarına Uyma İlkesi
2.4.4. Duyulan Gereksinimden İşe Başlama
2.4.5. Demokratiklik İlkesi
2.5. Tarımsal Yayımın Araştırma ve Uygulama Arasındaki Görevi
2.6. Tarımsal Yayım ve Ekonomik Kalkınma
2.6.1. Tarımsal Kalkınmanın Olumlu ve Olumsuz Etkileri
2.6.2. Türkiye nin Tarımsal Yapısı
2.6.3. Tarımsal Kalkınma ve Eğitim
2.7. Tarımsal Yayım Gelişmesi ve Gerekli Şartlar
2.8. Tarımsal Yayımın Başarısını Etkileyen Faktörler
2.9. Yayım Elemanlarının Görevleri
2.9.1. Yeni Teknolojilerin Transfer Edilmesi
2.9.2. Enformasyon Sağlama
2.9.3. Öneride Bulunma
2.9.4. Problem Çözme
2.9.5. Öğretim
2.9.6. Eğitim
2.9.7. Örgütlenme
2.9.8. Girdi Temininin Koordine Edilmesi

"Yayım" sözcüğünün kökeni " yamak" fiiline dayanmakta olup, sözcük anlamı "bilgi yayma "olarak ifade edilmektedir. Yayım sözcüğü bazen yanlış oarak " neşriyat" anlamına gelen "yayın" sözcüğü ile aynı anlamda kullanılmaktadır. Yayın ( basılı, görsel veya işitsel), yayımda kullanılan birer öğretim tekniği olmakla birlikte, yayım kavramına göre daha dar kapsamlıdır.

Yayım kavramını açıklamak için, onunla ilgili farklı ülkelerde kullanılan kelimelerin anlalarını açıklamak gerekmektedir. İngilizce karşılığı " extension" olan yayım kavramı, ABD'de, " İnsanları, problemlerini kendilerinin çözebilmeleri için eğitme" amacını vurgulamaktadır. Hollandalılar yayımla ilgili olarak "voorlichting" kelimesini kullanmaktadırlar. Bu kelime: " İnsanların yollarını bulmalarına yardımcı olmak için, yollarının aydnlatılması" anlamındadır. Yayım kavramıyla yakından ilgili olan "danışmanlık"" kelimesi de, İngilizler ( advisory work ) ve Almanlar ( beratung) tarafından: Amaca ulaşmak için uzmanlarca en uygun önerilerin sunulması" anlamında kullanılmaktadır. Yine yayımla ilgili olarak, Fransızlar "vulgarisation" kelimesini: "Sıradan insanlar için mesajların basitleştirilmesi" anlamında, İspanyollar "capacitation" kelimesini: "İnsanlaarın becerilerini geliştirme" veya basitçe "eğitim" anlamında kullanmaktadırlar. Değinilen bu kelimeler, yayımkavramını oluşturan bieçok farklı alt kavramı tanıtmaktadırlar. Bunların bazı benzerlikleri olmasına karşılık, önemli farklılıkları da vardır. Böylece farklı kelime kombinasyonlarını bir araya getirerek, ülkeden ülkeye değişen farklı yayım kavramları ortaya çıkmaktadır. Bu durum yayım kavramını tartışan, farklı ülkelerde veya kuruluşların insanları arasında da karmaşıklığa yol açmaktadır. Ancak günümüzde yayım kelimesi ile genel olarak " İnsanlara sağlıklı fükür oluşturma ve doğru oarak verme yönünde yardımcı olmak için planlı şekilde enformasyon iletilmesine yönelik eğitim sistemi" anlatılmaktadır ( van den Ban ve Hawkins, 1996).

Bu bölümde öncelikle, tarımsal yayım kavramı ve çeşitli bilim adamlarınca yapılmış tanımlamalar üzerinde durulacaktır. Daha sonra, tarımsal yayımın hangi çalışmaları kapsadığını, ilkelerinin neler olduğunu ve tarımsal kalkınma ile ilişkisini ele alacağız.

2.1 Tarımsal Yayım Nedir?

[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Yayım kavramı sürekli değişen ve gelişen bir kavramdır. Tarımsal yayım hakkında çeşitli bilim adamları tarafından yapılmış bir çok tanım bulunmaktadır. Her bir tanım, zaman ve yer boyutlarının değişmesine göre farklı noktaları vurgulamakta ve yeni konuları gündeme getirmektedir. Aşagıda çeşitli yazarlar ve yayım uzmanları tarafından yapılmış tarımsal yayım tanımlarından bazıları verilmiştir.

Mounter ( 1973) tarımsal yayımı: "Çiftçilere eğitim yoluyla tarımsal üretim şekilleri ve tekniklerinin geliştirilmesinde, üretimde etkinliğin ve tarımsal gelirin artırılmasında, hayat standartlarının iyileştirilmesinde, kırsal hayatın sosyal ve eğitimsel seviyesinin yükseltilmesinde yardımcı olan bir hizmet veya sistem" olarak tanımlanmaktadır.

Bu tanım oldukça geniş kapsamlıdır. Tanım çerçevesinde çiftçinin yaşadığı ve faaliyet gösterdiği bütün alanlar, tarımsal yayımın konusuna dahil edilmiştir. Yani çiftçi ile direkt temas yanında, yayım araştırmaları,eğitim, yardımlaşma ve bilgilendirme çalışmaları da tarımsal yayım sistemi içinde ele alınmış olmaktadır.

Swanson ve Clear (swanson (ed), 1984) yayımı: "Amacı ; insanlara yararlı bilgileri iletmek, elde edilen bu bilgilerin kendilerinin, ailelerinin ve toplumlarının daha iyi yaşam koşullarına ulaşmalarında nasıl kullanılaçağını göstermek olan, eğitime dayalı bir süreç" olarak tanımlamışlardır.

Oakley ve garforth ( 1985 ) tarımsal yayım ile ilgili olarak: "Çiftçilere tarım hakkında öneriler sunar ve bu önerileri, gerekli girdi ve hizmetllerle destekler. Tarımsal yayım çiftçilere enformasyon sağlar ve tarımsal araştırma enstitüleri tarafından geliştirilen yeni fikir ve teknolojileri iletir" demişlerdir.

Russell (Jones (ed), 1986) tarımsal yayım kavramını: "Çiftçilere ürünlerinin verimliliklerinin artırılması ve yaşam standartlarının yükseltilmesi; yeni tarımsal üretim metotlarının benimsetilmesi için gerekli bilgi ve becerilerin sağlanması" olarak tanımlamaktadır.

Fischer ve ark. (1988): "Yayım ve çiftçi eğitimi, mevcut üretim kaynaklarından daha etkin yararlanılması amacıyla, enformasyon ve pratik becerilerin iletilmesini hedefler" demektedir.

Bütün bu tanımlamalar göstermektedirki yayım bazı hizmetlerin ( öneri, fikir, teknoloji, enformasyon, bilgi ve beceri) sağlanmasını veya transferini kapsamaktadır. Yayım çalışması bunların sağlanması ile başlamaktadır. Sizce bu, yayım kavramını yeterince açıklamakta mıdır? Sizce yayım nereden başlamalıdır? Belki de tarımsal yayım, bazı hizmetlerin transfer edilmesi veya sağlanması kararının verilmesinden önce başlamalıdır.

Sağlanan hizmetlerin genelde kullanışlı, gerekli, yeni veya uygun olması gerektiği söylenmektedir. Fakat, kırsal alanda yaşayan insanların nelerri yararlı, gerekli veya yeni olarak bulduklarını nasıl bileçeğiz? Bu kriterlerin yerrine getirilip getirilmediğine kim karar verecek? İnsanların kararlarının iyi veya sağlıklı olduğunu nereden çıkarıyoruz?

Yukaridaki tanımlamalarda dile getirilen, yayımın tasarlanan sonuçlarını düşünelim. Yayım çalışmalarının sonucunda neler olacağı veya olması gerektiği hakkında bu tanımlamalar neleri ifade ediyor? Yayımın tasarlanan sonuçları ile ilgili oarak sizin farklı önerileriniz var mı?

Yayımın belirli bir teknoloji veya önerinin sağlanması yerine, bizzat çiftçiler veya işletmeler ile başladığını belirten diğer tanımlamalar da bulunmaktadır. Örneğin:

Albrecht ve ark. (1989) tarımsal yayımı: "Çiftçilerin acil problemlerini kendi kendilerine çözebilmesi için yayım elemanlarınca motive edilmeğe çalışıldığı ve bu yönde harekete geçebilmeleri için fikir ve cesaret ile birlikte yetenek kazandırmaya yönelik yardımların sağlandığı bir süreç" olarak tanımlamaktadırlar.

Bu tanımlamada yayım ile verilen, "cesaret" ve "fikir"dir. Öte yandan, belirli bir durum karşısında ne yapılması gerektiği kararını almanın sorumluluğu, yayım elemanından daha çok çiftçilere aittir. Ayrıca, bu tanımlamalarda geçen " çiftçi" kelimesinin ne anlam taşıdığını düşünürüz. Eş deyişle, yayım hizmetlerinden sadece işletmenin sahibi ( genellikle erkek) çiftçimi yararlanmalıdır? Yoksa başkaları da bu hizmete dahil olmalı mıdır?

Profesör niels Röling'e göre yayımın esası, insanlaraın davranışlarında değişimi teşvik etmenin hedeflenmesidir. Röling (1989) tarımsal yayımı: "Kamu veya toplum yararına, davranışlarda gönüllü değişimi teşvik etmekiçin, bir kurum tarafından müdahale edilerek, gerçekleştirilen bir profesyonel iletişim şekli" olarak tanımlamaktadır.

Yukarıda yapılan tanımlamaların çoğu yayımın uzmanlaşmış bir servis tarafından yapıldığını belirtmektedir. Ancak günümüzde, "çiftçi ile çiftçi" arasındaki yayımın önemi daha fazla ön plana çıkmaktadır.

Yayımın, öneride bulunma ve enformasyon sağlama gibi daha az elle tutulan ( soyut) hizmetler ile sınırlı olduğu belirtilmektedir. Bunların yanında, bazı uzmanlar ise yayımın eğitim hizmetlerini de kapsadığını tartışmaktadırlar. Çiftçiler eğitilmeksizin, yayım elemanları tarafından sağlanan enformasyon ve önerilerrin etkin bir biçimde kullanılamayacağı açıktır. Örneğin, çiftçilerin önlem amaçlı olarak ürünlerini alışılagelmiş bir şekilde ilaçladığı bir bölgeyi düşünün. Burada entegre tarımsal savaş yöndemlerinin teşvik edilmesi çalışmalarında, aşırı tarımsal ilaç kullanımının sağlık ve çevreye olan olumsuz etkileri, böceklerin hayat evreleri veya ekonomik zarar eşiği kavramları hakkında çiftçilerin eğitilmeleri gerekebilir. Bitki korumaya yönelik bu öneriler, ancak çiftçiler önceden eğitilirlerse yararlı olabilir.

Van den Ban ve Hawkins (1996) tarımsal yayımı: "çiftçilere her konuda fikir oluşturma ve doğru karar verme yönünde yardımcı olmak için enformasyon iletişim metotlarını planlı bir biçimde kullanılmasına dönük bir eğitim sistemi" olarak tanımlamaktadırlar. Bu yazarlar yayımı, eğitime dayalı bir süreç olarak görmektedirler. Bu tanıma göre tarımsal yayım faaliyeti şu çalışmaları kapsar:

· Çiftçilere mevcut ve gelecekteki durumlarını analiz etmekte yardımcı olmak.
· Bu analiz sonucunda açığa çıkacak problem alanlarına çiftçilerin dikkatini çekmek ve bu problemleri görmelerine yardımcı olmak.
· Problemlerrin nasıl çözümlenebileceği konusunda çiftçileri bilgilendirmek.
· Doğru tercihler yapabilmelerinde çiftçilere yardımcı olmak.
· Çiftçilerin fikir oluşturma ve karar verme yönündeki yeteneklerrini geliştirmek.
· Çiftçileri harekete geçmeleri için motive etmek.

Tarımsal yayımın yukarıda belirtilen noktaların hepsini ve bir arada çözüme kavuşturulması beklenemez, ayrıca bu gerekli de değildir. Bu noktalardan birinin çözülebilmesi bile, çiftçinin gei kalan problemleri çözmesi için yeterli olabilir. Çoğu zaman problemin ortaya konulması ve çiftçinin bu problemi çözmesi için gerekli bilginin verilemsi, diğerr sorunların çözülmesi için yeterlidir. Yayımcı, çiftçiye nasıl yardımedeceğine karar vermeden önce, çiftçinin mevcut durumunu ( bilgi seviyesini, sahip olduğu üretim faktörlerrini) çok iyi analiz etmelidir.

2.2 Tarımsal Yayım Eğitimin Özellikleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Günümüzde yayım faaliyetlerinin temel fonksiyonunun, insanlara bilimsel yollarla kendi problemlerini çözmede yardımcı olmak olduğu kabul edilmektedir. Bu duruma göre yayım, eğitime dayanan bir süreçtir. Ancak bu eğitimin, okullarda verilen resmi (formal) eğitimden farklı yönleri vardır.

(1) Her şeyden önce yayım eğitiminde zorlama yoktur. Yetişkin çiftçiler, yeni ve ileri teknikleri öğrenmeye zorlanamazlar. Esasında yayım servislerrinin bunu yapabilecek, bu kontrolü sağlayabilecek ve yayım programalarını devamlı denetleyebilecek miktarda elemana ve zamana sahip olmaları da mümkün değildir. Çiftçileri, yeni üretim tekniklerine ısındırmak için yapılacak çalışmalarda görev alabilecek yayım elemanı sayısı çok sınırlıdır. Tarımsal yayımda başarı, sınırlı sayıdaki uzmanın, çiftçilerin daha iyi yaşam standartlarına kavuşmaları için modern tarım tekniklerrini benimsetme yönündeki kabiliyetlerine kalmıştır. Yayımcılar, çiftçilerin bu yöndeki arzularını uyandırdıkları takdirde, çiftçiler oturdukları yerde bu bilgileri bekleme yerine, yayımcını ayağına giderek gerekli bilgiyi talep edeceklerdir.
(2) yayım eğitimi resmi eğitimden, uygulama açısından da farklıdır. Yayım eğitiminde uygulama ön plandadır. Çiftçi eğitimle öğrendiğini, içinde yaşadığı ortamdaki problemlere tatbik eetmek durumundadır ve bunu hemen yapması gerekir. Uygulama geciktiği taktirde, verilen bilgiler çabucak unutulur. Yayım eğitiminde verilen bilgilerin hemen uygulamaya konulması zorunluluğu, yayım programlarının hazırlanmassında mutlaka akılda tutulmalıdır.
(3) Tarımsal yayım eğitiminin üçüncü bir özelliği, kişide davranış değişikliği meydana getirmesi gereğidir. Yayım eğitiminin bütün tanımlarıda biri "değişim" kelimesi vardır. "Daha bir ekonomi..." gibi. Ancak bunlardan en kalıcı olanı tutum değişikliğidir. Özellikle geleneksel toplumlarda bu daha da önem kazanır. Sıkça duyulan bir ifade vardır: "çiftçiler tutucudur." Çiftçiler alışkın olduklarına güvenir, alışkın olmadıkları şeylere güvenmezler. Her değişimi kendi tecrübeleri ile, atalarının kendilerine öğrettiği şeylerle yorumlarlar. Bildiklerini test etmeyi kolay kolay düşünmezler ve sadece uygularlar. Geleneksel tarımın işareti" eskiye benzerlik"tir.

İnsanların birçoğunun tutumunu değiştirmek için herşeyden evvel onların değişime karşı olan tutumlarını değştirmek gereir. Yayım, çiftçilerde geleneksel uygulamalarını sorgulama, doğruluk ve eksikliklerini araştırma isteği yaratmalıdır. Yayım eğitimi sonucunda çiftçiler kendi güçleri ile ekonomik ve sosyal durumlarını geliştirebileceklerine inanmalıdırlar. Yayım eğitimi bu inancı verebilecek nitelikte olmalıdır . Yayım eğitiminin eksikliği, kırsal alanda mevcut olan statik yapıyı, dinamik yapıya dönüştürme niteliğinin derecesi ile ölçülmelidir.

2.3 Tarımsal Yayım Eğitiminin Cevap Aradığı Stratejik Sorular
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımsal yayım eğitimi, yayımla ilgili stratejik konulardaki soruların cevaplarını araştırır. Bu soruların cevaplarını araştırırken mevcut diğer bilgilerden yararlanır ve gerektiğinde yeni araştırmalar yapar. Yayım eğitimi, yayımcıların çiftçi ile yüz yüze geldiklerinde en uygun çözümleri bulmalarında ve böylece amaclarına ulaşmalarında kendilerine yardımcı olacak bilgileri sağlar. Çiftçilere yol göstermeye çalışan yayımcı sadece kendi konusunda değil, karşılaştığı teknik problemin ayrıntıları üzerinde de bilgili olmalıdır .Örneğin Ziraat Mühendisisadece hayvan beslemenin inceliklerini değil, eğitimin inceliklerini de iyi bilmelidir.

Tarımsal yayım eğitiminin çözüm aradığı stratejik sorular şunlardır:

1. Yayımla ilgili olarak çiftçiye öneride bulunmanın amacı nedir? Yayım elemanı çiftçinin problemini çözmeli mi, yoksa sadece çözüm yolunu mu göstermeli? yayımcı, Bakanlığın amaçları ile çiftçi amaçlarını nasıl bir araya getirmeli?
2. Çiftçiye ne zaman ve nasıl öneride bulunulur?
3. Yayımda öneri kime yöneltilmeli? Bölgede yaşayan herkese mi, belirli bir gruba mı, yoksa karar mercilerine mi? Öneriye en çok ihtiyacı olanların, sorun belirtmeyenler arasından daha çok çıktığı akıldan uzak tutulmamalıdır..
4. Yayım servisi çiftçinin bütün problemlerrine mi, yoksa sadece belirli bazı problemlerine mi el atmalı? Sadece bir ürüne yönelik yayım hizmetinde yayım elemanı, o ürün üzerinde uzmanlık kazanabilir ancak bu durumda da işletmenin diğer faaliyetleri konusunda yeterli bilgiyi kazanamaz, işlettme yönetimi ile ilgili gerekli bağlantıları kuramaz.
5. yayım elemanı araştırılacak öncelikli konuları nasıl belirleyecek? Örneğin hayvancılık konusunda hayvan ıslahına mı, yoksa beslemeye mi öncelik verecektir?
6. Çiftçi problemlerine çözüm getirilirken mevcut bilgilerden mi yararlanılmalı, yoksa yeni araştırmalar gerekli mi?
7. Hangi yayım metodu veya metotları kullanılmalı? bu metotlar ne şekilde uygulanmalı?
8. yayım teşkilatının kuruluşu nasıl olmalı? Teşkilat içi koordinassyon nasıl sağlanmalı? Görev dağılımı nasıl olmalı? Teşkilatın bütçesi ne kadar olmalıve nassıl planlanmalı? ( Ne kadarı ücretlere, ne kadarı eğitime, ne kadarı alet ekipmana ayrılmalı?
9. Diğer kuruluşlarla koordinasyon nasıl ve ne şekilde sağlanmalı?
10. Araştırma ve yayım arasındaki bağlantı ne derece kuvvetli? Bu bağlantıyı güçlendirmek için neler yapılmalı?
11. Yayım servislerinin faaliyetleri nasıl değerlendirilmeli? bu sonuçlar yayım faaliyetinin etkisini artırmakta nasıl kullanılmalı?

Geçmişte daha çok 7 numaralı sorunun cevabı üzeerinde durulmakta, en uygun yayım metotları araştırılmaktaydı.Son zamanlarda ise ağırlık 1 numaralı soru üzerindedir. yayımın amacları ve yayımcı-çiftçi ilişkileri ön plana çıkmıştır.

Tarımsal Yayım ve Haberleşme derslerrinde yukarıdaki stratejik sorulara ddoğru cevapların verilmesini sağlayacak teorik ve pratik bilgiler üzerinde durulmaktadır.

2.4. Tarımsal Yayımın İlkeleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımsal yayımın ilkeleri, farklı kaynaklarda, farklı şekillerde sınıflandırıklmaktadır. Bütün bu sınıflandırmalarda ortak olan özellikler 5 grup altında toplanabilir: kendi kendine yardım, verilen bilginin fonksiyonel olması, mevut şartlara uıygunluk, duyulan gereksinimlerden işe başalama ve demokratiklik.

2.4.1. Kendi Kendine Yardım İlkesi:
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayımın temel felsefesi, kendi kendine yardım ilkesidir. yayımda amaç, çiftçilerin işini yapmak değil, çiftçilere yardımcı olmaktır. Bu yardım, çiftçilere, kendi sorunlarını ancak kendilerinin çözebileceği bilincini yerleştirmekle olur. Sorun sahipi çiftçi, çeşitli sebepler ileri sürerek sorununu çözmek istemiyorsa onu buna zorlamak yayımın felsefesine ters düşer.

2.4.2. Verilen Bilginin Fonksiyonel Olması
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımsal yayımda verilen bilgiler teorik olmamalı hemen uygulamaya konulabilmelidir. Fonksiyonel olmayan bir bilginin tarımsal yayım açısından büyük bir önemi yoktur. Örneğin basit bir ekim makinesi bile olmayan çiftçiye pünomatik mibzerin faydasını anlatmaya çalışmak veya henüz hiçbir sulama imkanı olmayan çiftçilere yağmurlama sulama sistemini tanıtmaya çalışmak faydasızdır.

2.4.3. Çiftçi Şartlarına Uyma İlkesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayım hizmeti, çiftçilerin içinde bulundukları mevcut durumu, arazi, işgücü, sermaye kaynaklarını dikkate almalıdır. Yayım faaliyeti, toplumsal davranışlara ve geleneklere, yerel anlayışlara uygun olduğu taktirde, başarı şansı artar.

2.4.4. Duyulan Gereksinmelerden İşe Başlama:
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayım çalışmalarına, kırsal toplumun gereksinmelerinden başlanılmalı ve program, ortaya çıkabilecek yeni gereksinmeleri dikkate alacak şekilde esnek tutulmalıdır. Toplumun öevcut problemleri dikkate alınırken öncelik, kısa zamanda çözüm alınabilecek ve çözümü daha kolay olan problemlere verilmelidir.

2.4.5. Demokratiklik İlkesi:
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayım faaliyetlerine planlama aşamasından başlayarak her safhada halkın katkısının sağlanması ve yayım faaliyetlerinin demokratik bir anlayışla yürütülmesi son derece önemlidir. Ancak bu sayede yayım çalışması, ele alınan bölgede hedeflenen kitleye ulaşabilir ve sorumlulukların paylaşılması mümkün olur. Yayım faaliyetinin başarısı, yayım faaliyetinin hedef aldığı bireylerin önemli kararları kendilerinin verdiklerine ve işlerin kendilerince yürütüldüğüne inandıkları ölçüde artar. Yayım eğitimi, programa katılan herkese eşit imkanlar sağlamalıdır.

2.5. Tarımsal Yayımın Araştırma ve Uygulama Arasındaki Görevi:
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çağımızda teknoloji alanındaki yenilikler birbiri arkası gelmektedir. Araştırma kuruluşlarınca üretilen yeni bilgilerden uygulamaya dönük olanlar üreticilereintikal ettirilmekte ve uygulamaya konulmaktadır. Aksi taktirde, yani uygulamalı araştırma sonuçlarının değerlendirilmemesi; enerji, sermaye ve zaman gibi kıt kaynakların ısrafı anlamına gelir. Ülke kalkınmasında çok önemli bir yeri olan bu kaynakların en uygun şekilde değerlendirilmesi için, araştırma ve uygulama arsında mutlaka kuvvetli bir bağ kurulmalıdır. Tarımsal araştırma sonuçlarının çiftçilere benimsetilerek uygulamaya konulmasında tarımsal yayımın önemi büyüktür. Tatrımsal yayım, araştırma ile uygulama arasında köprü görevi görmelidir.

Araştıma ve yayım arasında kurulacak bağ, her ikisinin başarısı için de çok önemlidir. Tarımsal kalkınma, araştırma istasyonlarında başlar, çiftçinin tarlasına yayım kanalıyla ulaşır ve çiftçinin yenilikleri benimsemesi ve üretimi istenen yönde artırmasıyla hedefine ulaşır. Tarımsal yayım hizmetleri, yeni teknolojilerin çiftçiye arkatarılmasında en önemli vasıtaların başında gelmektedir. Yayımcı çiftçinin içinde bulunduğu şartları en iyi bilen kişi olarak onunla her konuda konuşur, durumuna göre tavsiyelerde bulunur. Yayımcı, değişen şartlara göre ayarlamalar yapmak, çözüm getiremediği yeni sorunları arştırıcılara iletmek, elde edilecek araştırma sonuçlarını da sorun sahiplerine ulaştırarak benimsetmek durumundadır. Bu bağ sayesinde, alandaki problemleri araştırıcıya ve araştırma sonuçlarını da uygulayıcıya götürrerek uygulamaya konulmasını sağlamak mümkün olmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde araştırma, yayım ve uygulama arasında kuvvetli bir bağdan söz etmek mümkün değildir.

Araştırıcılarla yayımcılar, ortak olan denemeleri yapmadıkları taktirde, birbirlerinin eksikliklerini, ilgi alanlarının özelliklerini ve çiftçilerin karşı karşıya olduklarıproblemleri göremezler. Çifftçilerle yakın ilişki kuramayan araştırıcılar, alandan yeterli bir bilgi alamadıklarından teorik düzeyde kalırlar, araştırmalarını çiftçilerin problemlerine cevap verecek tarzda geliştiremezler. Bu durumda araştırıcılaar alandaki şartlara bağlı özellikler yerine, teknik açıdan optimal durumlar üzerinde odaklaşarak gerçeklerle ilişkilerini koparırlar. Bunu sonucunda araştırma sonuçları, çiftçi şartlarına uygun düşmeyebilir, yapılan öneriler çiftçinin teknik ve finansman imkanlarına ters düşebilir.

2.6. Tarımsal Yayım ve Ekonomik Kalkınma:
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Dünya nüfusu 6 milyara yaklaşmaktadır. Dünya Gıda Tarım Örgütünün (FAO) 1996 yılı raporunda, dünya nüfusunun 800 milyonluk kısmının noksan beslendiği, 200 milyon çocuğun protein-enerrji noksanlığı yaşadığı belirrilmiştir. Otuz yıl sonra bugünkü durumun daha da bozulmaması için gıda üretiminin %75 oranında artırılması gerektii de raporda belirtilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomisi tarıma dayanmaktadır .Bu ülkelerde nüfusun büyük bölümü (%60-80) arım kesiminde alamaktadır. Üretim kaynakları büyük ölçüde arazi ve işgücünden ibarettir. Üretim kaynakları arasında yer alan sermaye kıttır ve sermayeninartırılması ya tarımın geliştirilmesine, ya da dış ülkelrden alınacak kredi veya sağlanacak yatırımlarla mümkündür .

Kalkınma nedir? Bu sürunun cevapı birçok şekilde verilebilir. Kalkınma, fert başına gelirin artmasıdır. Kalkınma toplumumeydana getiren fertlerin sağlık, eğitim, barınma şartlarının, yani hayat standartlarının yükselmesidir. Kalkınma, fertlerin çevrelerini daha iyi kontrol edebilmeleri veya geleceklerrini tayin edebilme güçlerinin artırılması olarak tanılanmaktadır.

Tarımsal kalkınma ise tarım sektöründe arazi, işgücü ve sermayenin kullanımında etkinliğin artırılması, bunun sonucunda tarımda verim ve toplam üretimin, çiftçilerin hayat standardının yükselmesidir.

2.6.1 Tarımsal Kalkınmanın Olumlu ve Olumsuz Etkileri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımsal kalkınmanın olumlu ve olumsuz birçok etkileri vardır. olumlu etkileri arsaında çiftçi gelirlerinin artırılması ve hayat standartlarının iyileştirilmesini, işgücü verimliliğinin yükseltilmesini gösterebiliriz.

Tarımsal kalkınmaya bağlı olarak, tarım ürünleri arzı artarken tarımsal ürünler talebinin aynı oranda artmaması durumunda, birçok tarımsal üründe istenmeyen stoklar oluşmaktadır. İhracat imkanları sınırlı olduğu durumlarda, tarım ürünleri fiyatları maliyet sınırının da altına düşmektedir. Bu durumun önlenerek arz ve talebin dengelenmesi için, tarımda çalışan sayısının azaltılması gerekebilir. Çiftçilerin diğer meslek sahipleri gibi başka çalışma alanlarına kaydırılması ise oldukça zordur. Bu durumda tarım sektöründe kalan çiftçiler hükümetlere baskı yaparak yetişdirdikleri ürünlerin fiyatlarının desteklenmesini talep edeceklerdir. Hükümetler bu desteklemeyi yaptıklarında oluşacak üretim fazlasını başka ülkelere ihraç edemezlerse, depolama masraflarının da ilavesiyle gerçek üretim maliyetleri artacaktır. tarımsal araştırmalar için ayrılan kaynakların azalmasının veya fazla artmamasının bir sebebi de yukarıda açıklandığı şekilde ortaya çıkan tarımdaki arz fazlasıdır.

2.6.2. Türkiye'nin Tarımsal Yapısı
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Türkiye'nin gelişen ülkeler arasındaki yeri çok önlerdedir. Tarım nüfusu, toplam nüfusun %35'ini oluşturmaktadır. Toplam tarımsal işletme sayısı 4.1 milyon olup, 1 tarımsal yayım elemanına 414 tarım işletmesi düşmektedir. Yakın Doğu Ülkeleri içinde bu oran 2061:1'dir. Gayri safimilli hasılatın yaklaşık % 15'i tarıma aittir, toplam ihracat içinde tarım sektörünün payı da bu kadardır. Ekonomik kalkınma ile birlikte tarımın milli gelir ve ihracat içindeki payının azalması normaldir. Ancak Türkiye'de tarımsalverim artışının sağlanması yönünde büyük bir potansiyel vardır. Aynı potansiyel insan kaynağının geliştirlmesinde de mevcuttur.

Türkiye tarım arazisi varlığı açısından dünyanın 10. büyük ülkesidir. Çok elverişli iklim ve toprak özelliklerine sahip olmasına rağman, ülkemizde bazı tarımsal ürünlerin verim ve üretimin arzu edilen seviyelerrinaltındadır.

2.6.3. Tarımsal Kalkınma ve Eğitim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tarımda verimliliğin artırılması, değişikliğe karşı alınmış ilgisizliğn ortadan kaldırılmasına bağlıdır. Bunun yolu da eğitimden geçmektedir. İnsan kaynağının geliştirilmesi sayesinde ekonomik kalkınma da hızlandırılmış oacaktır.

Tarımsal yayım çok önemli olsa da yekane eğitim şekli değldir. Okuma-yazma seferberliği, insanlara bir arada ve uyum içinde yaşamanınve çalışmanın yollarını gösteren sosyal eğitim programları, teknik eğitim hizmetlerinin hepsi tarımsal kalkınmaya katkı sağlar. Fakat ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için, eğitilmiş nesillerin yetiştirilmesi beklenemez. Hızla gelişen ve değişen tarımsal teknolojinin gereklerinin yerine getirilmesi, kırsal toplumun eğitim seviyyei ne olursa olsun devamlı bilgilendirilmesini ve eğitilmesini zorunlu kılmaktadır.Tarımsal yayım programları bu ihtiyacı gidermek için kullanılmaktadır.

Tablo 2.1 Türkiye genelinde ve kırsal alanda Eğitim seviyesi(1993)

Tarımsal yayım ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi özetleyen Mosher ( 1996), tarımsal kalkınmayı sağlamak için gerekli 5 faktör yanında, tarımsal kalkınmayı hızlandıran 5 faktör saymıştır.

Tarımsal kalkınma için gerekli olan faktörler şunlardır:

1) Tarım ürünleri için pazar imkanları
2) Devamlı gelişen bir teknoloji,
3) Üretimiçin gerekli girdiler,
4) Çiftçilerde üretim arzusu,
5) Nakliye,

Mosher'e göre tarımsal kalkınmayı hızlandıran faktörler ise şunlardır:

1) Eğitim,
2) Üretim Kredisi,
3) Çiftçinin örgütlenmesi,
4) Tarım arazisinin verimliliğinin geliştirilmesi ve artırılması,
5) tarımsal kalkınmanın milli planlara entegrasyonu

Ekonomik kalkınmasını, bu faktörleri dengeli bir biçimde ve gereken ölçülerde kullanarak sağlamaya çalışan ülke sayısı çok azdır. Birçok ülke, bu faktörlerden sadece biri veya birkaçı üzerinde durmuş, diğerrlerrini ihmal etmiş ve sonuçta amaçlarına ulaşamamıştır.

Özetleneck olursa, yayım hizmetlerinin yürütüldüğü ülkelerde beklenen ekonomik gelişmenin sağlanamması üç faktöre bağlıdır. (1) Hükümetlerin tarımsal kalkınma için gerekli diğer unsurları sağlayamaması, (2) Yayımın; personel ve milli ihtiyaclarının karşılanamaması, (3) Organizasyon ve yönetim hataları.

Tarımsal Yayım ve Haberleşme derslerimizde, gerekli mali imkanlar ve uzman ppersonel sağlandığı taktirde etkili bir yayım faaliyetinin nassıl yürütülmesi gerktiğinin esasları tanıtılacaktır.

2.7 Tarımsal Yayımın Gelişmesi İçin Gerekli Şartlar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çiftçilerin ve tarımı, toplum ve ekonomi içindeki önemi bir yana, tarımsal yayım çalışmalarının başlaması ve organize olarak gelişimi için birkaç koşulun yerine getirilmesi gerekmektedir.

1) enformasyonun toplanmış, sistemleştirilmiş ve belli bir çerçeveye uygun, kullanışlı olması gereklidir. Aynı zamanda, modern ya da yeni tarım teknolojilerinin mevcut olması gereklidir. Enformasyon ve teknolojinin, tecrübe veya araştırma bulgularına dayandırılması da önem taşımaktadır.

2) Bu enformasyon, profesyonel ziraatçıları eğitmek için kullanılmaktadır.

3) Enformasyonun yayılma çalışmalarını yönetecek uygun bir örgütlü yapının kurulmasıdır.

4) Tarımsal yayım çalışmalarının yararlı olduğuna ve yürütülmesi gerektiğine karar veren olanak sağlayan kanunları çıkartacak, çalışmaları yürütecek ve koordine edecek yetkili bir kurum olmalıdır.

2.8. Tarımsal Yayımın Başarısını Etkileyen Faktörler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

1) Tarımsal yayım eğitimin temel felsefesi, insan kaynağının geliştirilmesi olmalıdır.

2) Tarımsal yayım hizmetlerinin başarıya ulaşması için kırsal alanda gerekli alt yapı çalışmalarının tamamlanması ve çiftçilerin ihtiyac duydukları girdilerin yeter miktarlarda ve zamanında karşılanabilmesi gerekir.

3) Başarılı bir yayım hizmeti için yayım teşkilatının yeterli teknik bilgiye ve elemana sahip olması gerekir.

4) Etkin bir yayım eğitiminin sağlanabilmesi, kırsal kesimde yaşayanların içinde bulundukları yerel şartlarında çok iyi bilinmesine bağlıdır. Bu şartların iyi anlaşılması için yerel önderlere, kurum ve kuruluşların tecrübelerrinden yararlanılmalıdır. Yerel liderler ve önder çiftçiler kırsal kesimdeki ailelerin yayım çalışmalarına katılımı da sağlayabilirler.

5) Kırsal kesimdeki ailelerrin yayım çalışmalarından yararlanmalarında mevcut toprak mülkiyet düzeninin de önemli rolü vardır. Çiftçiler verimin yükselmesi ssonucunda ortaya çıkacak refah artışından haklarına düşen payı alabilecek bir toprak mülkiyet yapısına sahip olmadıkları taktirde yayuım faaliyetlerinden büyük bir yarar beklenemez.

6) Yayım eğitiminin başarısı, milli eğitim veya prıgramlama uygunluğu oranında artar. Devletin tarım politikalarına uygun düşmeyen yayım eğitiminden başarı beklenemez. Bu gibi yayım faaliyetlerine kaynak bulunması da xordur.

7) yayım politikalarının hedef aldığı kitlelerrin ve uygulama bölgelerrinin planlarda belirtilmesi, tarı sektöründeki gelişmeye paralel olarak plan hedeflerinin gerekli esnekliğe sahip olması da, tarımsal yayımın başarısını etkileyen faktörlerdendir.

2.9. Yayım Elemanlarının Görevleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayım elemanlarının yerine getirilmesi gereken görevleri uygulanan tarımsal yayaım istemlerine göre ülkeden ülkeye değişmektedir. Bunlardan bazıları aşağıdadır:

2.9.1.Yeni Teknolojilerin Transfer Edilmesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yayım servislerinin temel görevi, çiftçiler arasında yararlı ve karlı teknolojik değişimlerin teşvik edilmesi, çiftçilerin şartları ve gereksinimleri hakkında tarımsal araştırma ve diğer kırsal servislerin iyi bir şekilde haberdar edilmesidir.

2.9.2.Enformasyon Sağlama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çiftçilerin daha iyi karar alabilecek bir konuma getirilebilmesi için enformasyon sağlanması yayımın görevleri arasındadır. Günümüxzde enformasyon, bir kaynak veya girdi olarak görülmektedir.

2.9.3. Öneride Bulunma
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Kırsal kesimdeki toplumlara herhangi bir girişim veya problem hakkında genel veya bireysek bir çiftçiye çiftliğinde ne yapması konusunda genel önerilerde bulunulması yayım elemanlarının görevleri arasındadır.

2.9.4. Problem Çözme
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Belirli bir alanda yaşayan birçok hanehalkı ya da bireysel çiftçiler tarafından karşılanan bir problem ile işe başlama ve bu problemin çözümünü bulmalarında onlara yardımcı oma yayımcının görevlerindendir.

2.9.5.Öğretim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çiftçiler kaynaklarını kullanırken daha akılcı kararlar verebilsin ve yeni teknoloji ve uygulamalar ( örneğin, dengeli gübre kullanımının önemi veya önerilen ağaç budama yöntemleri) hakkında sağlılklı kararlara ulaşabilsin diye, çiftçilere tarımın daha bilinmesi olarak öğrenilmesinde onlara yardımcı olmak yayımcının görevlerindendir.

2.9.6. Eğitim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çiftiçilerin yeni teknolojiyi ve mevcut teknolojileri daha etkin kullnmalarını sağlamak için pratik becerilerin onlara kazandırılması gerekmektedir. Bu beceriler, örnek uygulamalar ile çiftçilere kazadırılabilir ve böylece çiftçiler yeni teknolojilerden yararlanabilir.

2.9.7. Örgütlenme
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Çiftçilerin yeni olanaklardan daha iyi yaralanabilemesi ile büyük işletme sahipleri, tüccarlar, bankerler, tefeiler veya diğer güçlü grupların politik vea ekonomik baskılarına karşı ayakta durailmesi için çiftçişerin örgütsel yapılarının kuvvetlenmesi gerekmektedir.

2.9.8. Girdi Temininin Koordine Edilmesi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Çiftçiler tarımsal üretim girdilerine ulaşabilmesi için onlara yadırmcı olma ve bunların sağlanmasının koordine edilmesi yayıncının görevleri arasındadır. Bunun yanında bazı teknik hizmetlerin (bitki koruma, traktör kiralama ve apay tohumlama gibi) sağlanması için çiftçilere yardımcı olmak gerekmektedir. Ancak burada unutulmaması gereken nokta, yayıncının çiftçinin işini onun yerine yapmamasıdır.

a. Teknoloji transfer süreci olarak yayımın öncelikli sorunu, yeni ve test edilmiş teknolojilere kendileri için uygun oldupu düşünülen kimselerin ilgisinin çekilmesi ; eğer isterlerse bu yeni teknolojileri denemleri için bu insanlara yeterince enformasyon sağlanması, rehberlik edilmesi ve bunları uygulamaları için cesaretlendirilmesidir.
b. Örgütlenmenin gerçekleştirilmesi süreci olarak yayımın ilgi alan, kırsal kesinmde yaşayan insanlar için başarılı örgütlenme modellerinin oluşturulması ve daha sonra bunların enformasyn ve teknolojinin yayılması için olduğu kadar, kendi kendilerinin varlıklarını sürdürebilecek bir mekanizmaya kavuşturlmasıdır.
c. Kırsal kesimde yaşayan insanlarl diyalog kurulması süreci olarak yayının rolü, insanların kişisel ve toplu olarak problem, potansiyel ve teknoloji gereksinmelerini belirlemeleri ve bunlara açıkça ifade etmelerine yardımcı olmaktır. Çiftlik sistemleri ve araştırma yapılaşımında bu süreç, yayım ve araştırma enstitüleri arasında yakın birliğini içerir.